<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Her dinle ilgilenen, dindar mı? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html</link>
	<description>An Affiliate Marketing Director&#039;s Business Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 18:38:37 +0200</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Samet AKTAŞ tarafından</title>
		<link>http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html/comment-page-1#comment-80</link>
		<dc:creator>Samet AKTAŞ</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Sep 2010 10:26:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilkeroguz.com/?p=1090#comment-80</guid>
		<description>bu söz üstada ait değildir.Tamamen uydurma bir kelimedir ve  üstadı karalamak için çıkarılmıştır üstad bir edebiyatçıdır aynı zamanda.Konuşma ve hitap tarzına bakarak eserlerine bakarak en kötü ihtimalle bunu anlarsınız vesselam.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu söz üstada ait değildir.Tamamen uydurma bir kelimedir ve  üstadı karalamak için çıkarılmıştır üstad bir edebiyatçıdır aynı zamanda.Konuşma ve hitap tarzına bakarak eserlerine bakarak en kötü ihtimalle bunu anlarsınız vesselam.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ved. tarafından</title>
		<link>http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html/comment-page-1#comment-79</link>
		<dc:creator>Ved.</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 19:50:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilkeroguz.com/?p=1090#comment-79</guid>
		<description>Ben o kadar uğraştım.Bu sözü nerde ne zaman söylemiş.Hangi kitabında yazıyor bulamadım. Koyun bir milletiz vesselam. Bu arada yeni gördüm Atatürk demiş ki &quot;en büyük yunanistan&quot; bununlada ilgili bir yazı yaz. Bitirince söyle sana yeni bir konu buluruz :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben o kadar uğraştım.Bu sözü nerde ne zaman söylemiş.Hangi kitabında yazıyor bulamadım. Koyun bir milletiz vesselam. Bu arada yeni gördüm Atatürk demiş ki &#8220;en büyük yunanistan&#8221; bununlada ilgili bir yazı yaz. Bitirince söyle sana yeni bir konu buluruz <img src='http://ilkeroguz.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cemil tarafından</title>
		<link>http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html/comment-page-1#comment-75</link>
		<dc:creator>cemil</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 21:44:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilkeroguz.com/?p=1090#comment-75</guid>
		<description>Mert Kardeş, tahmini konuşmaya bayılanlardansınız anlaşılan. araştırmadan öyle olsa gerek diyebiliyorsunuz. İlker Bey çok güzel bir &#039;&#039; öz &#039;&#039; açıklaması yapmış. sende tahmini konuşmuşsun ardından da islam da kadın maldır diyorsunuz. ve diğer dinler de de böyledir gibi devam eden bir yorum. sonra çağdaşlık falan sanırım siz yüzeysel yorumlarla konuşuyorsunuz. işin özünü kavrayamamışsınız. çağdaşlık nedir onu da bilmiyorsunuz. ve yine bilmiyorsunuz ki çağdaşlık islamla bu dünyaya yayıldı. kadın değer verildi. daha islamın ne olduğunu bilmeden, araştırmadan islamla çağdaşlığı ayırabiliyorsunuz ki bu da sizin cahilliğinizi gösteriyor. neden böyle diyorum; yıllarca bu konuda eğitim almış kendisini yetiştirmiş her görüşe eşit mesafede insanlara hiç bakmamışsınız. bakın yazıda hacı amcanın kişiliğine güzel bir şeyler katmış, insanları örtülü örtüsüz diye ayırmamış birinden bahsediyor. siz onuda göremediniz sanırım. sanırım siz osmanlıyla kültürün avrupaya yayıldığını da bilmiyorsunuz. banyonun tuvaletin onlara bizden geçtiğini de bilmezsiniz, yine sanırım Fransa&#039;da kadınların neden topuklu ayakkabıyı çıkarttıklarını bilmezsiniz. Avrupada banyo yapanlara denildiğinide bilmezsiniz. Yine çağdaşlığın EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ BİLİMİN osmanlı zamanında zirve yapıp sonra avrupaya yayıldığını, islami yaşamda hem sosyolojik hem de fizik kimya matematik gibi bilimlerde en üst noktaya gelindiğinden haberiniz olmamıştır. Ne zaman ki SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ ÇAĞDAŞ AVRUPANIN KOKUŞMUŞ KÜLTÜRÜNÜ aldık, ne zaman ki islamın bize öğrettiği çalış yatma prensibinden vazgeçtik sizin dediğiniz gibi sözüm ona &#039;&#039; çağdaş &#039;&#039; olduk. bence bu şekil körü körüne gitmeyin. araştırın sonra çağdaşlığı bize yorumlayın :) bu birincisi ikincisi Necip Fazıl Kısakürek bu yazıyı yazdığı zamanlar bizde giyim kuşam nasıldı ona bir bakın !!! şimdiki gibi fitne dolu bir zamanda bunu söylemeyecek kadar akıllı insanlardı. onu da araştırın isterseniz sadece görüntüye bakmayın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Saygılar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mert Kardeş, tahmini konuşmaya bayılanlardansınız anlaşılan. araştırmadan öyle olsa gerek diyebiliyorsunuz. İlker Bey çok güzel bir &#39;&#39; öz &#39;&#39; açıklaması yapmış. sende tahmini konuşmuşsun ardından da islam da kadın maldır diyorsunuz. ve diğer dinler de de böyledir gibi devam eden bir yorum. sonra çağdaşlık falan sanırım siz yüzeysel yorumlarla konuşuyorsunuz. işin özünü kavrayamamışsınız. çağdaşlık nedir onu da bilmiyorsunuz. ve yine bilmiyorsunuz ki çağdaşlık islamla bu dünyaya yayıldı. kadın değer verildi. daha islamın ne olduğunu bilmeden, araştırmadan islamla çağdaşlığı ayırabiliyorsunuz ki bu da sizin cahilliğinizi gösteriyor. neden böyle diyorum; yıllarca bu konuda eğitim almış kendisini yetiştirmiş her görüşe eşit mesafede insanlara hiç bakmamışsınız. bakın yazıda hacı amcanın kişiliğine güzel bir şeyler katmış, insanları örtülü örtüsüz diye ayırmamış birinden bahsediyor. siz onuda göremediniz sanırım. sanırım siz osmanlıyla kültürün avrupaya yayıldığını da bilmiyorsunuz. banyonun tuvaletin onlara bizden geçtiğini de bilmezsiniz, yine sanırım Fransa&#39;da kadınların neden topuklu ayakkabıyı çıkarttıklarını bilmezsiniz. Avrupada banyo yapanlara denildiğinide bilmezsiniz. Yine çağdaşlığın EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ BİLİMİN osmanlı zamanında zirve yapıp sonra avrupaya yayıldığını, islami yaşamda hem sosyolojik hem de fizik kimya matematik gibi bilimlerde en üst noktaya gelindiğinden haberiniz olmamıştır. Ne zaman ki SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ ÇAĞDAŞ AVRUPANIN KOKUŞMUŞ KÜLTÜRÜNÜ aldık, ne zaman ki islamın bize öğrettiği çalış yatma prensibinden vazgeçtik sizin dediğiniz gibi sözüm ona &#39;&#39; çağdaş &#39;&#39; olduk. bence bu şekil körü körüne gitmeyin. araştırın sonra çağdaşlığı bize yorumlayın <img src='http://ilkeroguz.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  bu birincisi ikincisi Necip Fazıl Kısakürek bu yazıyı yazdığı zamanlar bizde giyim kuşam nasıldı ona bir bakın !!! şimdiki gibi fitne dolu bir zamanda bunu söylemeyecek kadar akıllı insanlardı. onu da araştırın isterseniz sadece görüntüye bakmayın.</p>
<p>Saygılar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mert Tanaydin tarafından</title>
		<link>http://ilkeroguz.com/din/her-dinle-ilgilenen-dindar-mi.html/comment-page-1#comment-73</link>
		<dc:creator>Mert Tanaydin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 17:22:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilkeroguz.com/?p=1090#comment-73</guid>
		<description>Yazar kişi kimi zaman arkasına aldığı değerleri kullanarak önündekilere hükmetme arzusuna kapılır. Zaman içinde yazdıklarıyla ve okurlarıyla belli bir etki gücü yaratmıştır, onu kullanmaktan çekinmez. Kimi yazarlar arkalarına aldığı ideolojik, dini ya da siyasi, değerleri özgürlük için kullanır, kimileriyse güç için. Necip Fazıl&#039;ı şahsen pek araştırmasam da Türkiye&#039;de sağ kanattan önemli görülen bir şair/yazar olduğunu biliyorum. Düşüncelerinin anahatlarını ancak tahmin edebilirim, takip etmediğim bir isim olduğu için bilemem. Bizim kuşağımızın yaşarken yakalayabildiği pek çok sağ siyasetten, İslam&#039;ı arkasına almış yazarın yazılarını okumuşumdur gazetelerinde ve internet sitelerinde, bu nedenle üç aşağı beş yukarı tahminlerimin yaklaşık olacağına inanıyorum. Bu doğrultuda şunları söyleyebilirim:&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kadının mülkiyetleştirilmesi ve erkeğe bağlanması, aslında sadece İslam&#039;ın değil pek çok ideolojik sistemin temelinde yatarken, örtü kavramı ile kadının tapusunun -kime ait olursa olsun- bulunduğunu göstermesi İslam&#039;ın önemli vurgularından biri. Kadın bir maldır İslamiyette ve eğer örtünürse sahibi olduğu işaretini verir -burada sahibi kendisi bile olabilir, bu konuda açık bir alan bırakıyor sanırım İslamiyet, yoksa son yıllarda bu kadar çok genç türbanlı kadın yazarla karşılaşmak zor olur. Ama İslam&#039;a göre, anladığım kadarıyla tabii, örtünmeyen bir kadın serbest maldır. Bu tabloyla açıkçası 5. yüzyılda Bizans topraklarındaki Hıristiyanlık ideolojisinde de karşılaşıyoruz, bugün İsrail&#039;deki bazı koyu tarikatlerde de, Utah&#039;taki mormonlarda da. Dini ideolojilerle şekillenen her toplum galiba kadını mallaştırırken örtü ve edebi onun üzerindeki damga haline getiriyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Çağdaş yaşam ise, kişileri mal olarak görmek yerine kişileri edimci, varlık, kişi olarak görmeyi teşvik eder. Kişi kendisinin sahibidir, diğer kişilerle genellikle gönüllülük üzerinden ilişki kurar, yeri geldiğinde bağlayıcı anlaşmalar yapsa da bunlar varlıkların tamamen, koşulsuz şartsız bir başkasına ait olması şeklinde değildir. İş sözleşmeleri, evlilik anlaşmaları, vs. kadın ya da erkek kendisinin bilincinde olan her kişinin kendi varlığına hakim olduğu temeliyle oluşturulur. Dolayısıyla kişi görüntüsünün de hakimidir, istediği gibi davranabilir, örtünebilir veya örtünmez, üzerinde taşıdıklarının sorumluluklarını da alır. Ya da almalıdır. Böylece görünüşte kişilerin mallıkları ortadan kalkar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Çağdaş yaşam mekanizmalarıyla dini ideolojilerin aynı anda varlık bulduğu yerlerde, tıpkı iki farklı hava basıncının karşılaştığı zamanda olduğu gibi, fırtınalar kopabilir; iki farklı durum birbiriyle ilişki içine girip ılımlı hale gelene kadar bu tarz gariplikler meydana gelecektir. Hiç de şaşırtıcı bir durum değildir bu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Nefret söylemi hakkındaysa... Bu toplumun insanları zaten nefret dolu insanlar, hangi cenahtan gelirse gelsin içlerinde müthiş bir negatif enerji taşıyorlar. Üstelik bunu her gün meşru kılacak deneyimler yaşadıklarını sanıyorlar. Kendilerini bir ideolojinin, bir kategorinin, bir grubun içinde gösterip dahil olduklarının aslında ne olduğunu bile pek araştırmadan, üzerlerinde pek düşünmeden savunularını veya propagandalarını yapmaya başlıyorlar. İnternetin getirdiği özgürlükle de birkaç saniye içinde, parmaklarının ucundan bu tip söylemleri saçabiliyorlar. Gölgeleri nefret dolu bu insanların, bir süre sonra varlıklarının da nefret dolu olması en kötüsü.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Böyle uzar gider... Bir yandan da hayat bu...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar kişi kimi zaman arkasına aldığı değerleri kullanarak önündekilere hükmetme arzusuna kapılır. Zaman içinde yazdıklarıyla ve okurlarıyla belli bir etki gücü yaratmıştır, onu kullanmaktan çekinmez. Kimi yazarlar arkalarına aldığı ideolojik, dini ya da siyasi, değerleri özgürlük için kullanır, kimileriyse güç için. Necip Fazıl&#39;ı şahsen pek araştırmasam da Türkiye&#39;de sağ kanattan önemli görülen bir şair/yazar olduğunu biliyorum. Düşüncelerinin anahatlarını ancak tahmin edebilirim, takip etmediğim bir isim olduğu için bilemem. Bizim kuşağımızın yaşarken yakalayabildiği pek çok sağ siyasetten, İslam&#39;ı arkasına almış yazarın yazılarını okumuşumdur gazetelerinde ve internet sitelerinde, bu nedenle üç aşağı beş yukarı tahminlerimin yaklaşık olacağına inanıyorum. Bu doğrultuda şunları söyleyebilirim:</p>
<p>Kadının mülkiyetleştirilmesi ve erkeğe bağlanması, aslında sadece İslam&#39;ın değil pek çok ideolojik sistemin temelinde yatarken, örtü kavramı ile kadının tapusunun -kime ait olursa olsun- bulunduğunu göstermesi İslam&#39;ın önemli vurgularından biri. Kadın bir maldır İslamiyette ve eğer örtünürse sahibi olduğu işaretini verir -burada sahibi kendisi bile olabilir, bu konuda açık bir alan bırakıyor sanırım İslamiyet, yoksa son yıllarda bu kadar çok genç türbanlı kadın yazarla karşılaşmak zor olur. Ama İslam&#39;a göre, anladığım kadarıyla tabii, örtünmeyen bir kadın serbest maldır. Bu tabloyla açıkçası 5. yüzyılda Bizans topraklarındaki Hıristiyanlık ideolojisinde de karşılaşıyoruz, bugün İsrail&#39;deki bazı koyu tarikatlerde de, Utah&#39;taki mormonlarda da. Dini ideolojilerle şekillenen her toplum galiba kadını mallaştırırken örtü ve edebi onun üzerindeki damga haline getiriyor.</p>
<p>Çağdaş yaşam ise, kişileri mal olarak görmek yerine kişileri edimci, varlık, kişi olarak görmeyi teşvik eder. Kişi kendisinin sahibidir, diğer kişilerle genellikle gönüllülük üzerinden ilişki kurar, yeri geldiğinde bağlayıcı anlaşmalar yapsa da bunlar varlıkların tamamen, koşulsuz şartsız bir başkasına ait olması şeklinde değildir. İş sözleşmeleri, evlilik anlaşmaları, vs. kadın ya da erkek kendisinin bilincinde olan her kişinin kendi varlığına hakim olduğu temeliyle oluşturulur. Dolayısıyla kişi görüntüsünün de hakimidir, istediği gibi davranabilir, örtünebilir veya örtünmez, üzerinde taşıdıklarının sorumluluklarını da alır. Ya da almalıdır. Böylece görünüşte kişilerin mallıkları ortadan kalkar.</p>
<p>Çağdaş yaşam mekanizmalarıyla dini ideolojilerin aynı anda varlık bulduğu yerlerde, tıpkı iki farklı hava basıncının karşılaştığı zamanda olduğu gibi, fırtınalar kopabilir; iki farklı durum birbiriyle ilişki içine girip ılımlı hale gelene kadar bu tarz gariplikler meydana gelecektir. Hiç de şaşırtıcı bir durum değildir bu.</p>
<p>Nefret söylemi hakkındaysa&#8230; Bu toplumun insanları zaten nefret dolu insanlar, hangi cenahtan gelirse gelsin içlerinde müthiş bir negatif enerji taşıyorlar. Üstelik bunu her gün meşru kılacak deneyimler yaşadıklarını sanıyorlar. Kendilerini bir ideolojinin, bir kategorinin, bir grubun içinde gösterip dahil olduklarının aslında ne olduğunu bile pek araştırmadan, üzerlerinde pek düşünmeden savunularını veya propagandalarını yapmaya başlıyorlar. İnternetin getirdiği özgürlükle de birkaç saniye içinde, parmaklarının ucundan bu tip söylemleri saçabiliyorlar. Gölgeleri nefret dolu bu insanların, bir süre sonra varlıklarının da nefret dolu olması en kötüsü.</p>
<p>Böyle uzar gider&#8230; Bir yandan da hayat bu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

